Seçmen kütükleri yarın askıya çıkıyor

Posted by admin on Kas 26, 2008

Bilgisayar Destekli Merkezi Seçmen Kütüğü listeleri, 29 Mart 2009 tarihinde yapılacak olan yerel seçimler öncesinde yarın askıya çıkartılarak güncelleştirilecek.

Listeler, 26 Kasım -05 Aralık 2008 tarihleri arasında askıda kalacak. Seçmen Kütüğünün Güncelleştirilmesi’ne yönelik karar bugünkü Resmi Gazete’de yayımlandı. Yayımlanan kararda, 22 Mart 2008 tarihli, Resmi Gazete’nin mükerrer sayısında yayımlanarak yürürlüğe giren 5749 sayılı “Seçimlerin Temel Hükümleri ve Seçmen Kütükleri Hakkında Kanunda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun” ile 298 sayılı Kanunun “Seçmen Kütükleri” kısmında önemli değişiklikler yapıldığı hatırlatıldı. Kararda söz konusu değişiklikler nedeniyle Bilgisayar Destekli Merkezi Seçmen Kütüğünün 29 Mart 2009 tarihinde yapılacak olan mahalli idareler seçimlerinden önce askıya çıkartılarak güncelleştirilmesi zorunlu hale getirildiği kaydedildi. Kararda, yerel seçimlerinden önce askıya çıkarılacak muhtarlık bölgesi askı listelerinin güncelleştirilmesinin hangi esaslara göre yapılacağı da açıklandı. Listeler 26 Kasım 2008 Çarşamba günü saat 08.00′de askıya çıkarılacak ve 5 Aralık 2008 Cuma günü saat 17.00′de askıdan indirilecek.

-ASKI LİSTELERİ ASILDIKTAN SONRA HALKA DUYURULACAK-

Kararın ekinde yer alan Seçmen Kütüğünün Güncelleştirilmesi Usul ve Esaslarını Gösterir Genelge’ye göre, muhtarlık bölgesi askı listeleri 26 Kasım 2008 tarihinde saat 08.00′de, muhtarlık bölgeleri esas alınarak ait oldukları mahalle veya köylerde halkın kolaylıkla görüp okuyabileceği yerlere asılacak. İlçe seçim kurulu başkanlığı, muhtarlık bölgesi askı listelerinin askıya çıkarıldığını aynı gün ve takip eden her iki günde bir belediye veya zabıta hoparlörü ile halka duyuru yapacak. Ayrıca, ücretsiz olmak kaydıyla, ilçede mahalli gazete, TV ve radyo aracılığı ile de iki günde bir duyuru yapılacak. Muhtarlık bölgesi askı listeleri, 05 Aralık 2008 tarihinde saat 17.00′de ise askıdan indirilecek.

-BAŞKA İLDE ÖĞRENCİ OLUP OY KULLANMAK İSTEYEN GÜNCELLEŞTİRME YAPTIRACAK -

Karara göre, güncelleştirme amacıyla çıkartılacak olan muhtarlık bölge askı listelerinde şu kişiler güncelleştirme yaptıracak: “-Seçmen niteliğine sahip olduğu halde, muhtarlık bölgesi askı listesinde ismi bulunmayan, -Başka bir muhtarlık bölgesi askı listesinde yazılı olup da sürekli olarak oturmak amacı ile listenin askıya çıkarıldığı muhtarlık bölgesine gelen, -Öğrenci olup, seçmen niteliğini taşıyan ve öğrenim gördükleri yerleşim birimlerinde oylarını kullanmak isteyen, -Muhtarlık bölgesi askı listesinde kendisine ait kimlik ve adres bilgilerinde yanlışlık veya eksiklik bulunan, -Olay bilgisi değişen (vatandaşlık durumu gibi), - Askerlikten terhis olanlardan listede kaydı bulunmayan (Terhis belgesi veya Askerlik Şubesince verilen belgenin ibrazı gereklidir.), -Kamu hizmetlerinden süreli olarak yasaklı olup da, yasaklılık süresi sona erenler.”

-ASKI LİSTESİNE YAZILAMAYACAK OLANLAR-

Muhtarlık bölge askı listelerine bazı kişiler ise yazılmayacak. Kısıtlı veya kamu hizmetlerinden yasaklı olanlar, MERNİS kayıtlarında Türkiye Cumhuriyeti kimlik numarası olup da, seçmen niteliğine sahip olmakla birlikte MERNİS Adres Kayıt Sisteminde (AKS) bulunmayanlar, silah altında bulunan erler, onbaşılar, kıta çavuşları ve askeri öğrenciler, izinli olsalar bile listelere yazılamayacak.

-ASKI LİSTESİNDE İSMİ BULUNMAYANLARIN YAZIMI-

Askıya çıkartılan muhtarlık bölgesi askı listesinde kayıtlı olan seçmenlerden kayıtlarında yanlışlık veya eksiklik bulunan, askı süresi içerisinde yerleşim yerini aynı ilçe içinde başka bir muhtarlık bölgesine veya bir ilçeden diğer bir ilçeye nakleden kişiler, ilgili nüfus müdürlüğüne veya nüfus müdürlüğünden alacakları resmi nitelikteki belge ile askı yeri görevlisine veya ilçe seçim kurulu başkanlığına da müracaat edecekler. Öğrenci olup, seçmen niteliğini taşıyan ve öğrenim gördükleri yerleşim birimlerinde oylarını kullanmak isteyen, öğrenciler ise öğrenim gördükleri okuldan öğrenci belgesi alarak ve yurtta kaldıklarına ilişkin belge ile ilgili nüfus müdürlüklerine bizzat başvuracaklar.

-HİLELİ NAKİLE İTİRAZ EDİLEBİLECEK-Muhtarlık bölgesi askı listelerine seçmenler ve siyasi partiler askı süresi içinde itiraz edebilecekler. Siyasi partiler, dilekçeleri ekinde sunacakları yetki belgeleri ile partileri adına kimlerin itiraz edebileceklerini mühürlü ve imzalı bir yazı ile ilçe seçim kurulu başkanlığına bildirecek. Muhtarlık bölgesi askı listelerine siyasi partilerin ilçe seçim kurulu başkanlıklarına isimlerini bildirdikleri parti yetkilileri, o ilçede oturan tüm seçmenlerle, seçmen kütüğüne yazılmaması gerekenlerden yazılmış olduğu anlaşılanlar itirazda bulunabilecek. Ayrıca; herhangi bir nedenle bir seçim çevresinden diğerine mükerrerlik teşkil etmese bile toplu – hileli biçimde nakillerle ilgili olarak itirazda bulunulabilecek. Yazılı itirazlar ile bu işler için düzenlenecek tutanaklardan hiçbir suretle resim ve harç alınmayacak. İtirazlar ilçe seçim kurulu başkanının gerekli inceleme ve değerlendirmesi sonucunda 20 aralık 2008 Cumartesi günü saat 17.00′ye kadar kesin olarak karara bağlanacak.

-ÖDENECEK ÜCRETLER-

Askı süresinde muhtarlık bürolarında güncelleştirme nedeniyle yapılacak çalışmalardan dolayı, askı yeri görevlisi olarak görev yapan muhtar veya idari makam tarafından herhangi bir nedenle muhtarlık görevi verilen ihtiyar meclisi üyelerinden bir tanesine yapacakları çalışmaları karşılığında, 26 Kasım 05 Aralık 2008 tarihleri arasında 35 YTL gündelik ücret ödenecek.

Kaynak : ZAMAN


AK Parti’nin iki tarz Kürt siyaseti

Posted by admin on Kas 22, 2008
AK Parti ile özgürlükçü aydınlar arasında bir süredir kara kedi dolaşıyor. Eleştirilerin odağında, partinin reformcu kimliğini yavaş yavaş yitiriyor olması var. Savunma Bakanı Vecdi Gönül’ün Brüksel’deki konuşması; Erdoğan’ın bir dönem MHP’nin sloganı olan “Ya sev ya terk et” anlamına gelecek sözleri; Aktütün baskını sonrasında Taraf Gazetesi ile AK Parti arasındaki zıtlaşma dile getirilen olumsuz örneklerden birkaçı.
Ancak AK Parti ile liberal aydınlar arasındaki çelişki, Kürt sorununa yaklaşım farkından kaynaklanıyor. 22 Temmuz’da bölgede büyük başarı elde eden AK Parti’nin yerel seçimde Diyarbakır’ı hedefine koyması, demokrat çevrelerde Kürt meselesiyle ilgili açılım beklentisini yükseltti. Somut bir adım gelmeyince de bu, hayal kırıklığına dönüştü.

Aslında meselenin özünde, hangi adımların Kürtleri memnun edeceği hususundaki anlaşmazlık yatıyor: Öncelikle çözülmesi gereken konular, siyasî, kültürel ve anayasal haklar mıdır? Yoksa yoksulluk, işsizlik, eğitim gibi sosyo-ekonomik sorunlar mı?

Türk veya Kürt kökenli aydınlara göre temel sorun hukukî ve siyasî. Örneğin, Emre Aköz, geçtiğimiz günlerde ‘Makul Kürtlerin talepleri’ adı altında 10 madde sıraladı. Kürtçe eğitim/yayından coğrafî isimlerin iadesine ve siyasî affa kadar birçok siyasî öneriyi kapsayan pakette, ekonomik sorunlar sadece bir maddeydi. PKK çizgisine karşı, ama Kürtçü bir siyasetçi olan Şerafettin Elçi’ye kulak verirseniz, federasyon dışında yol olmadığını işitirsiniz.

Bir DTP’liyi dinlerseniz, size bir çırpıda Kürtlerin taleplerini sıralar. Milletvekili Fatma Kurtulan, bir konuşmasında şöyle demişti: “Talepler belli. Kürt dili ve demokratik özerklik Anayasa’ya girsin. Koruculuk kaldırılsın. Sayın Öcalan’ın koşulları düzenlensin. Herkesi kapsayacak genel af çıkarılsın.”

Halbuki AK Parti ve Erdoğan’ın izlediği siyaset, bu soruna aydınlar ve Kürtçü hareketlerden farklı baktıklarını gösteriyor. Bu yaklaşıma göre, Kürtlerin öncelikli gündemi Kürtçe eğitim veya anayasal haklar değil. Asıl mesele, ekonomik ve sosyal sıkıntılar. Bu yüzden AK Parti, 22 Temmuz öncesinde yaptığı gibi, bütün imkânları seferber ederek eğitim, sağlık, ulaşım, geçim sorunlarını çözmeye çalışıyor.

Kürt kökenli birçok bakan ve milletvekiline sahip olan Erdoğan’ın, bölgenin nabzını tutamadığını söylemek kolay değil. Aksine, GENAR’ın yaptığı son araştırma, Erdoğan’ın stratejisinin tabandaki gerçeklere daha yakın olduğunu kanıtlıyor. Araştırmaya göre, bölge halkının öncelikli gündemi ekonomi. İşsizlik yüzde 55 ile başı çekerken, onu yüzde 23,6 ile yoksulluk ve yüzde 9,7 ile eğitimsizlik izliyor. Halkın sadece yüzde 1,9′u etnik ayrımcılıktan şikâyetçi. ‘Kürt kimliğinin yok sayılmasını’ en önemli sorun olarak görenlerin oranı yüzde 2,4. ‘Kürtçe kursuna katılmayı düşünmüyorum’ diyenlerin oranı yüzde 77,8 iken, ‘meslek kursu’ isteyenlerin oranı yüzde 75,8.

‘Siyasî temsilde kim önde?’ sorusuna, yüzde 45 gibi bir kitlenin “hiç kimse” cevabını vermesi ciddi temsil sorununa işaret etse de mevcutlar içinde AK Parti yüzde 24′le önde. DTP, yüzde 5′lerde dolaşıyor.

Benzer araştırmalarla halkın nabzını tutmaya önem veren Erdoğan’ın, bu şartlar altında bir siyasetçi olarak sokağa değil de aydınlara kulak vermesini beklemek zor. Üstelik bölgeden şehit cenazeleri gelmeye devam ederken DTP ile siyasî talep yarışına girmek, hem ülkenin diğer yerlerinde oy kaybı hem de devletle zıtlaşma riski taşıyor.

Bu çerçevede AK Parti’nin uyguladığı en önemli telafi politikası, DTP’yi sert bir şekilde karşısına alırken, Iraklı Kürtlerle buzları eritmeye çalışması. Daha önce olsa Barzani ile yakınlaşma, bazı odaklar tarafından aleyhte kullanılabilirdi, kullanıldı da. Ama şimdi bu strateji, Dağlıca-Aktütün provokasyonları sonrasında MGK’dan çıkan “Irak’taki tüm taraflarla temas” kararı çerçevesinde, devlet politikası olarak yürütülüyor. Barzani ile Ankara arasındaki sessiz diplomasiyle bir yandan PKK’nın Kuzey Irak’taki zemini daraltılırken, diğer yandan da Kürt kökenli seçmene AK Parti’nin Kürtlerle sorunu olmadığı mesajı veriliyor.

Aydınları kızdıran bu stratejinin başarısı, seçimde belli olacak. Ve başarılı olursa herkesin soruna bakışını yenilemesi gerekecek.


Gül’den Mahkeme’ye veto gibi tavır

Posted by admin on Haz 17, 2008

Taraf Gazetesi’nin haberine göre Cumhurbaşkanı’nın “vatana ihanet” dışında bir iddiayla suçlanamayacağı kuralından hareket eden Gül, Anayasa Mahkemesi’nde savunma yapmamaya karar verdi.

Bu karar, öncelikle Yargıtay Başsavcısı Abdurrahman Yalçınkaya’nın AK Parti aleyhindeki davasına Cumhurbaşkanı Gül’ü dahil etmesinin, ardından da Anayasa Mahkemesi’nin davayı Gül yönünden de kabul etmesinin “Anayasa’nın ihlali” anlamına geldiği görüşüne dayanıyor.

Çankaya Köşkü yetkililerine göre, “Cumhurbaşkanı Gül, kapatma davasıyla yaratılan bu hukuksuzluğun parçası olmamak için savunma yapmayı reddediyor.”

Cumhurbaşkanı’nın savunma yapmama kararını ve gerekçelerini Tarafa anlatan iki Çankaya Köşkü yetkilisi de, Gül’ün yargılanmasına ilişkin kararın “Anayasa’ya aykırı” olduğunu, Gül’ün savunma yaparak “Cumhurbaşkanlığı makamını Anayasa’ya ayları bir süreç içine sokmak istemediğini” vurguladılar.  DEVAMI


Rektör seçimleri bu hafta yapılıyor

Posted by admin on Haz 16, 2008
Yeni rektörünü seçecek 22 üniversitede, rektör adayı belirleme seçimleri 18-19 Haziran’da yapılacak. Üniversitelerde belirlenecek 6 rektör adayı, 28-29 Haziran tarihlerinde yapılacak YÖK Genel Kurulu’nda dinlenecek.

Rektör adayı belirleme seçimleri, 22 üniversitede 18-19 Haziran tarihlerinde yapılacak. Üniversitelerde gizli oylama ile belirlenecek 6 adayın ismi, 20 Haziran’da YÖK’e gönderilecek. Rektör Adaylarını İnceleme Komisyonu çalışmalarını 23-27 Haziran tarihleri arasında tamamlayacak. Ardından, YÖK’e bildirilen 6 isim, 28-29 Haziran tarihlerinde yapılacak Genel Kurul toplantısında dinlenecek. YÖK, isimleri 3′e indirerek 30 Haziran’da listeyi Cumhurbaşkanlığına sunacak.

Seçimlerin yapılacağı üniversiteler ise şöyle: Akdeniz Üniversitesi, Ankara Üniversitesi, Atatürk Üniversitesi, Boğaziçi Üniversitesi, Cumhuriyet Üniversitesi, Çukurova Üniversitesi, Dicle Üniversitesi, Dokuz Eylül Üniversitesi, Ege Üniversitesi, Erciyes Üniversitesi, Fırat Üniversitesi, Gazi Üniversitesi, Gaziantep Üniversitesi, İnönü Üniversitesi, İstanbul Teknik Üniversitesi, Karadeniz Teknik Üniversitesi, Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi, Ondokuz Mayıs Üniversitesi, Orta Doğu Teknik Üniversitesi, Trakya Üniversitesi, Uludağ Üniversitesi, Yıldız Teknik Üniversitesi.

Söz konusu üniversitelerin rektörlerinin görev süreleri 6 Ağustos 2008′de sona eriyor. KAYNAK www.zaman.com.tr


Haberx’in ‘Yalan Makinası’ndan çıkan gazete hangisi

Posted by admin on Haz 10, 2008

HaberX okurlarına “Yalan Makinası” başlıklı anketimizde ”Sizce en çok yalan haber hangi gazetelerde çıkıyor?” sorusunu sorduk. Kendi küçük çıkarları için yapay gündemlerle toplumu şekillendirmeye çalışanların aslında kendi imajlarını nasıl şekillendirdiği anket sonuçlarında bariz biçimde ortaya çıktı

Sizce en çok yalan haber hangi gazetelerde çıkıyor? (Çoklu seçenek)
Hürriyet
3327 oy. 73,0%
Cumhuriyet
2955 oy. 64,8%
Milliyet
2655 oy. 58,3%
Vatan
2410 oy. 52,9%
Posta
1962 oy. 43,1%
Radikal
1336 oy. 29,3%
Akşam
1206 oy. 26,5%
Güneş
1179 oy. 25,9%
Takvim
1167 oy. 25,6%
Sözcü
1073 oy. 23,5%
Tercüman
841 oy. 18,5%
Yeni Çağ
831 oy. 18,2%
Sabah
798 oy. 17,5%
StarGazete
720 oy. 15,8%
Vakit
647 oy. 14,2%
Bugün
575 oy. 12,6%
Zaman
510 oy. 11,2%
Yani Şafak
484 oy. 10,6%
Milli Gazete
473 oy. 10,4%
Taraf
463 oy. 10,2%
Referans
446 oy. 9,8%
Türkiye
352 oy. 7,7%

Haberx