Yargıtay’da, CHP- Alman Ebert Vakfı ilişkilerini belgeleyen evrakları teslim alan çıkmadı

Posted by admin on Ara 3, 2008

Alman Ebert Vakfı adlı kuruluştan CHP’ye yardım yapıldığına dair iddiaları incelemeye alan Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı, bir dönem Alman Emniyeti’nde görev yapan araştırmacı-yazar Talip Doğan Karlıbel’den elindeki belgeleri istedi, ancak Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’na gelen Karlıbel, muhatap bulamadığı için belgeleri teslim edemedi. Haberin Devamını okumak için Tıklayınız… »


Ayna’dan tuhaf çıkış: DTP’ye oy vermeyen savaşa mühür basar

Posted by admin on Ara 3, 2008

Yerel seçim kampanyası için Bitlis’te bulunan DTP Genel Başkan Yardımcısı Emine Ayna, tuhaf ifadeler kullandı. Ayna, DTP dışındaki bir partiye oy verenlerin savaşa, ölüme ve intihara mühür basmış olacağını iddia etti. Haberin Devamını okumak için Tıklayınız… »


CHP’li Kılıçdaroğlu, tartışmaya gelmezse yalancı ve iftiracıdır

Posted by admin on Ara 3, 2008

AK Partili Dengir Mir Mehmet Fırat ile girdiği tartışmayla gündeme gelen CHP Grup Başkanvekili Kemal Kılıçdaroğlu, ‘Ankara’da sayaç vurgunu’ olduğunu ileri sürdü. Haberin Devamını okumak için Tıklayınız… »


Deniz Baykal’dan tarihe geçecek çıkış

Posted by admin on Ara 2, 2008

Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı Deniz Baykal partisinin grup toplantısında konuştu. Çarşaf açılımından sonra Baykal, daha radikal ve tarihi bir çıkış yaptı.

CHP Lideri Deniz Baykal bugün tarihe geçecek sözler sarfetti ve kendi partisinin yani CHP’nin tek parti döneminde yaptıklarını eleştirdi. Üstelik de en hassas konulardan biriyle: Çarıklı ve başörtülülerin büyükşehirlerin ana caddelerine sokulmaması konusuyla….

Baykal aynen şöyle dedi: “Cumhuriyet döneminde, Atatürk bulvarında (Ankara’nın en modern bulvarı) kılık kıyafeti uygun olmayan insanları geçemiyordu. Tek parti düşüncesi buydu. İnsanları kılık kıyafetine göre yeniden tasnif mi edeceğiz. Türkiye bu ya. Kimse her şeye, her meydana da gider, her bulvarda da yürür, her istediği partiye girer, eğer yasalara saygılı bir insansa. Aşık Veysel ölmeden Atatürk’le buluşmak istedi görmek istedi. Birileri öncülük yaptı Ankara’ya getirdiler. Ama gidemedi. Çünkü bulvara çıkmasına izin vermediler.”

IMF İLE ANLAŞMA OLMADI

CHP Genel Başkanı Deniz Baykal, IMF ile anlaşma olmadığı için HÜkümetin, ekonomik krize karşı paket açıklayamadığını iddia etti.

Baykal, partisinin TBMM Grup toplantısında yaptığı konuşmada, ekonomideki gelişmeleri değerlendirdi.

Türkiye ekonomisinin çok büyük sorunlarla karşı karşıya olduğunu, kriz her geçen gün derinleştiğini ve yaygınlaştığını öne süren Baykal, ”Toplumun her kesimi kriz gerçeğiyle yüzleşmeye başladı” dedi.

Baykal, Türkiye’nin 2008 yılı Kasım ayı ihracatının, geçen yılın aynı dönemine oranla yüzde 22.3 azaldığını, 2001 yılı krizindeki işsizlik tablosundan daha vahim bir tabloyla karşı karşıya olunduğunu ileri sürdü.

Hükümetin krizi kabul etmek istemediğini, önce ”Kriz yok. Bizi teğet geçecek…”, sonra da ”Kriz inişe geçti…” denildiğini anlatan Baykal, ancak bunlar söylendikten sonra Türkiye’de üzüntü verici olayların ortaya çıkmaya başladığını, en önemli kuruluşların birbiri ardına kapandığını, kredi kartı borçlularıyla ilgili takibatın ‘’sosyal facia” haline geldiğini iddia etti. Baykal, ”Başbakan, krizi saklamaya çalıştı, örtbas etmeye çalıştı” dedi.

-”BAŞBAKAN, KENDİNİ SAVUNMAYA ÇALIŞIYOR”-

Başbakan Erdoğan’ın iş adamları ve bankaları suçladığını öne süren Baykal, ”Başbakan, onu bunu suçluyor ama sakın yanılmayın. Başbakan siyaset yapıyor. Aslında Başbakan, kendisini savunuyor. Başbakan, onu bunu suçlayarak kendisini savunmaya çalışıyor. Sorumluluğu kendi üzerinden başkalarına yansıtmaya, atmaya çalışıyor” diye konuştu.

Büyüme hızının, 2006 yılından beri düştüğünü anlatan Baykal, şunları kaydetti:

”Türkiye’de ekonomik daralmanın altında yatan pek çok neden var. Ama o nedenlerden bir tanesine dikkatinizi çekmek istiyorum; bu Hükümet, Türkiye’yi devraldığı zaman, Türkiye ekonomisi cari açık vermeyen bir ekonomiydi. Türkiye, bu iktidarla birlikte cari açık vermeye başlamıştır. Sıfır cari açık devralmıştır. 2002′den itibaren cari açık başlamıştır ve bugün, 50 milyar dolar civarında cari açık noktasına gelmiştir. Cari açık problemi, bu Hükümetin eseri olarak ortaya çıkmıştır. Cari açık probleminin altında, bu Hükümetin izlediği maliye, para ve kur politikası vardır. Bu Hükümetin izlediği, ‘borçlan ve harca’ politikası, Türkiye’yi cari açık problemiyle karşı karşıya getirmiştir.

Cari açık tartışmaları olduğu zaman, ‘cari açığı ödüyoruz’ diyorlardı. Ne oldu? Şimdi Türkiye, cari açığı olmadan fabrikasını çalıştıramaz halde, bacasını tüttüremez halde, mutfağındaki tencereyi kaynatamaz halde. İşsiz insanına, iş veremez halde. Kriz, geldi yakaladı Türkiye’yi. Neyle yakaladı? Dışarıya angaje olmuş bir ekonomi politikası getirdin, cari açığa mahkum bir ekonomi politikası getirdin. Cari açık alışkanlığı içine soktun. Uyuşturucu bağımlılığı gibi, yüksek faizle elde edilmiş, düşük kurla idare ettirilen bir kur politikasına Türkiye’yi alıştırdın… Şimdi o sürdürülemez olunca sıkıntı başladı. ‘Benim alakam yok, dünyanın sorunu.’ Dünyanın sorunu değil, senin sorunun. Bu politikayı sen getirdin.”

-PAKET TARTIŞMALARI-

Ekonomik krize karşı bir türlü paket açıklanamadığını ifade eden Baykal, ”Bir paket söylemidir gidiyor. Hindistan’a giderken açıklanacak denildi. ‘Gelince açıklayacağım’ dedi Başbakan. Gitti paket yok, geldi paket yok. Başbakan, ‘paket beklemeyin, illa paket mi olacak, biz zaten yapıyoruz’ demeye başladı. Paket konusundaki toplumsal talebin karşısında somut, inandırıcı, gerçekçi bir açıklama koyamıyor. Durumu idare etmeye çalışıyor” diye konuştu.

Baykal, ekonomik paket konusunda tereddüt, savsaklama, belirsizlik ve uzama konusunun, IMF karşısında takınılan tavırla birlikte değerlendirilmesi gerektiğini ileri sürerek, Başbakan Erdoğan’ın ”Bizim IMF’ye ihtiyacımız yok. Bizim paraya ihtiyacımız yok. Güvene ihtiyacımız var. Onun için IMF ile anlaşırız” dediğini ifade etti.

”Başka bir sürü ülke anlaştı, sen niye IMF ile anlaşamıyorsun?” diye sorulduğu zaman, ”Kalkınma hızımızı yüksek tutacağız. IMF düşük tutmamızı istiyor” karşılığının verildiğini öne süren Baykal, sözlerine şöyle devam etti:

”IMF, kalkınma hızımızı düşük tutmamızı istiyorsa, IMF olmadan senin Türkiye’yi getirdiğin noktada daha yüksek bir kalkınma hızını gerçekleştirmek senin elindeyse, o kalkınma hızını gerçekleştirmezsen namertsin! Daha IMF gelmemiş, ihracat yüzde 22.3 düştü. Bu neyi gösteriyor? Kalkınma hızımızın çok yüksek olacağını mı gösteriyor?.. Senin elinde Türkiye tıkanma noktasına geldi. Küçülen Türkiye’ye senin elinde geldi. IMF’ye şimdi sen gidiyorsun.

Paket niye çıkmıyor? IMF ile anlaşma olmadığı için paket çıkmıyor. IMF ile anlaşmada ne bekliyor? Para bekliyor para, döviz bekliyor. O konu belli olmadığı için, IMF’den gelecek paranın adı konulamadığı için de IMF ile anlaşma yapılamıyor. IMF ile tartışmanın konusu, Türkiye’ye ne kadar yardım yapılacağıdır.”

Baykal, ekonomik paket çıkmadığı için krizin yaygınlaştığını, Türkiye’nin ise ‘’seyrettiğini” iddia ederek, şöyle konuştu:

”Madem kriz global… Dünyanın kaç ülkesi IMF’nin kapısında? Pek çok ülke paket açıklarken IMF anlaşmasını mı bekledi? Kendine güvenen ciddi ülkeler, IMF ile anlaşma olsun olmasın, ne yapılması gerektiğine karar verdiler ve onu uyguladılar. Sen niye yapmıyorsun? IMF’ye mahkum, muhtaç bir noktaya Türkiye’nin getirilmiş olduğunun en somut delili budur… ‘Teğet geçti, teğet geçti’ diyor Başbakan. Canım, bir Başbakan böyle bir şey söyleyince, ben dedim, acaba Sayın Başbakan’ın okulda geometri dersi mi düşüktü? O konuyu iyi öğrendi mi? O noktada bir eksiklik var galiba… Yoksa yaşanan gerçek ortada. Teğet konusunu hocaları tam ona anlatamamışlar galiba. Bu konuda, ek çalışmaya Başbakan’ın ihtiyacı var.” HABERİN DEVAMI İÇİN


Adayları 15 Ocak’a kadar açıklayacağız

Posted by admin on Ara 1, 2008

Başbakan Tayyip Erdoğan, Kızılcahamam kampının son gününde yerel seçimler için düğmeye bastı. 29 Mart’taki seçimleri ‘hayati’ olarak gören Erdoğan, 12 büyükşehir belediye başkanından hangilerinin devam edeceğinin belirlenmesi için çarşamba günü temayül yoklaması yapacaklarını kaydetti.

Erdoğan, “15 Ocak’a kadar bütün adaylarımızı YSK takviminin neticesini beklemeden fevkalade netice olmadıktan sonra açıklamayı planladık. Bütün adayları centilmence, dostça, demokratik olgunluk içinde bir seçim yarışına davet ediyorum. Parolamız barış içinde bir yarıştır.” dedi. Haberin Devamını okumak için Tıklayınız… »